Blog

Gizlilik Bildirimi

Horanta Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi olarak, horantakoop.com web sitemizi ziyaret eden tüm kullanıcılarımızın gizliliğine saygı duyuyor ve kişisel verilerinin korunmasına büyük önem veriyoruz. Bu gizlilik bildirimi, sitemizi ziyaret ettiğinizde hangi bilgilerin toplandığını, nasıl kullanıldığını ve korunduğunu açıklamaktadır.

1. Toplanan Bilgiler

Web sitemizi ziyaret ettiğinizde aşağıdaki bilgileri toplayabiliriz:

  • Ad, soyad, e-posta adresi, telefon numarası (iletişim formları veya sipariş esnasında)

  • IP adresi, cihaz bilgileri ve kullanım istatistikleri (çerezler yoluyla)

  • Sipariş, fatura ve teslimat bilgileri

2. Bilgilerin Kullanımı

Topladığımız bilgiler şu amaçlarla kullanılabilir:

  • Siparişlerin işlenmesi ve teslimat süreçlerinin yürütülmesi

  • Müşteri taleplerine yanıt verilmesi

  • Kampanya ve bilgilendirme içeriklerinin paylaşılması (onayınız dahilinde)

  • Web sitemizin kullanıcı deneyimini geliştirmek

3. Çerezler (Cookies)

Web sitemiz, kullanıcı deneyimini geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Tarayıcınızdan çerezleri devre dışı bırakabilir veya silmeyi tercih edebilirsiniz.

4. Bilgi Güvenliği

Kişisel verilerinizin güvenliği için gerekli tüm teknik ve idari önlemleri alıyoruz. Veriler yalnızca yetkili personel tarafından erişilebilecek şekilde saklanır ve üçüncü şahıslarla paylaşılmaz, satılmaz.

5. Kişisel Verilerin Korunması (KVKK)

Kişisel verileriniz, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) çerçevesinde işlenmekte olup, dilediğiniz zaman veri erişim, düzeltme, silme veya itiraz hakkınızı kullanabilirsiniz.

6. Üçüncü Taraflarla Paylaşım

Verileriniz, yalnızca siparişlerin gönderimi veya teknik hizmetlerin sağlanması gibi zorunlu durumlarda hizmet aldığımız iş ortaklarımızla, gerekli olduğu ölçüde paylaşılır.

7. Gizlilik Politikası Değişiklikleri

Bu gizlilik bildirimi, ihtiyaç halinde güncellenebilir. Değişiklikler web sitemizde yayınlandığı tarihte geçerli olur.

8. İletişim

Gizlilik politikamız hakkında sorularınız varsa veya kişisel verilerinizle ilgili talepte bulunmak isterseniz, bizimle aşağıdaki bilgiler aracılığıyla iletişime geçebilirsiniz:

Horanta Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi
📍 Ceylanlı mh. Kırıkhan / HATAY
📧 horantakoop@gmail.com
🌐 www.horantakoop.com

Organik Tarıma Giriş

Organik tarım, doğal kaynakları ve ekosistemleri koruma amacı güden, kimyasal gübreler, sentetik ilaçlar ve genetik modifikasyon gibi sentetik girdilerin kullanımını sınırlayan bir tarım yöntemidir. Organik tarımın temel prensipleri arasında toprak sağlığına önem verme, biyoçeşitliliği destekleme, kimyasal mücadele yerine biyolojik mücadeleyi teşvik etme, sürdürülebilir su yönetimi, doğal kaynakları koruma, yüksek standartlarda hayvan refahına önem verme ve sentetik kimyasalların kullanımını en aza indirme bulunmaktadır.

Organik tarımın temel hedefleri şunlar olabilir:

  1. Toprak Sağlığı: Organik tarım, toprağın yapısal bütünlüğünü koruyarak, toprak mikrobiyotasını destekleyerek ve organik madde içeriğini artırarak toprak sağlığını iyileştirmeyi amaçlar.
  2. Biyoçeşitlilik: Organik tarım, doğal bitki ve hayvan türlerinin çeşitliliğini koruma ve teşvik etme amacı güder. Monokültürlerden kaçınılarak, çeşitli bitki türlerinin yetiştirilmesi ve çeşitli ekosistemlerin sürdürülmesi hedeflenir.
  3. Kimyasal Gübre ve Pestisit Kullanımının Sınırlanması: Organik tarımda kimyasal gübre ve sentetik pestisit kullanımı sınırlıdır. Bunun yerine, organik çiftçiler genellikle organik gübreler, yeşil gübreler ve biyolojik mücadele yöntemleri gibi doğal kaynaklara dayanan yöntemlere başvururlar.
  4. GDO (Genetik Modifiye Organizma) Kullanımının Reddi: Organik tarım genellikle genetik modifikasyonu reddeder ve geleneksel tohum çeşitlerini kullanır.
  5. Sürdürülebilir Su Yönetimi: Su kaynaklarının sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasına ve korunmasına önem verilir.
Organik tarım, kimyasal gübre ve pestisit kullanımını sınırlayarak, doğal kaynakları koruyarak, toprak sağlığını iyileştirerek ve sürdürülebilir tarım uygulamalarını benimseyerek, sağlıklı ve çevre dostu ürünler üretmeye odaklanan bir tarım yöntemidir.
Toprak, tarım, su yönetimi, ekosistem sağlığı ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı gibi pek çok alanda önemli bir rol oynar. Ayrıca, kültürel miras açısından da önem taşır. Bir bölgedeki toprak özellikleri, o bölgede yaşayan insanların gelenekleri, tarım uygulamaları ve yerleşim yerlerini şekillendirir.
Toprak
Toprak, doğal kaynaklar arasında önemli bir yerde olduğu için sürdürülebilir tarım uygulamalarının teşvik edilmesi, erozyon kontrolü, ağaçlandırma ve toprak rehabilitasyonu gibi yöntemlerin kullanılması önemlidir. Bu sayede topraklar gelecek nesillere sağlıklı ve verimli bir şekilde aktarılabilir, dolayısıyla toprak bir miras olarak sürdürülebilir bir şekilde korunabilir.
Tarım ilaçları
Tarım ilaçları, kimyasal gübreler ve endüstriyel atıklar gibi kimyasal maddeler toprağa karıştığında, toprak kimyasal kirlilikle karşılaşabilir. Bu durum, topraktaki doğal mikroorganizmaların ve bitkilerin sağlığını olumsuz etkileyebilir.

İklim Değişikliği ve Mücadele

İklim değişikliği sadece bir çevre sorunu değil, aynı zamanda adalet, insan hakları ve ekonomik eşitsizlik sorunudur.

Gelecekte torunlarımızın bize sorması muhtemel olan soru: 'Neden uyandığınızda hala zaman vardı, ama hiçbir şey yapmadınız?' olacaktır.

Dünya bize miras kalmadı, çocuklarımıza ödünç aldık. Kızılderili Atasözü

Doğayı korumak, aslında kendimizi korumaktır.

İnsan, bu dünyayı kendi çıkarları doğrultusunda kullanamaz, sadece istifade edebilir. Gidişata dur demek elimizde. Horanta Kooperatifi
İklim değişikliği sadece çevre değil, aynı zamanda barış, refah ve insanlık için bir tehdittir..

IklimDeğişikliği, İklimKrizi, Sürdürülebilirlik, TemizEnerji, YeşilDünya, DoğaKoruma, ÇevreKoruma, SürdürülebilirYaşam, YenilenebilirEnerji, DoğalKaynaklar, KarbonAyakizi, HavaKirliliği, OrmanKoruma, SıfırAtık, İklimAdaleti, EkoDostu, YeşilTeknoloji, İklimHareketi, DünyaGünü, İklimEylemi,

Horanta Ne Demek

Horanta Ne Demek, Horanta Sözlük Anlamı?

Eski Türkçe kelimelerimizden birisidir. Horanta aynı çatı altında yaşayan kişiler, ev halkı. demektir. Aynı zamanda "Horanta" kelimesi, Türkçe'nin bazı bölgelerinde kullanılan bir terimdir ve çeşitli anlamlara gelebilir. İşte "horanta" kelimesinin olası anlamlarından bazıları: Bir tür çalışma şekli veya sistem: Bazı bölgelerde "horanta" terimi, insanların bir araya gelerek bir işi birlikte yapma veya dayanışma içinde çalışma anlamında kullanılır. Özellikle tarım işlerinde komşu yardımlaşmasına dayalı çalışma gruplarına veya topluluklarına atıfta bulunabilir. Hatay'da horanta kelimesi eski zamanlardan beri sıkça kullanılan bir kelimedir ve Horanta isminde bir de çorbası bulunmaktadır.. Akdeniz bölgesinde "horanta" kelimesi genellikle bir yemek türünü ifade etmek için kullanılır. Horanta, özellikle Antakya mutfağında popüler olan bir çorba çeşididir. İçeriğinde bulgur, nohut, soğan, sarımsak, salça ve baharatlar gibi malzemeler kullanılarak hazırlanır. Horanta çorbası, genellikle kırmızı pul biber ve nane yağı ile tatlandırılır. Antakya'nın geleneksel lezzetlerinden biri olarak bilinir ve genellikle kahvaltılarda veya akşam yemeklerinde servis edilir. Ayrıca horanta çorbası, özellikle kış aylarında sıcak ve besleyici bir seçenek olarak tercih edilir. Özet olarak, Akdeniz bölgesinde "horanta" kelimesi, özellikle Antakya mutfağında bulunan bir çorba çeşidini ifade etmek için kullanılır.

Siyah Havuç Sirkesi

Siyah Havuç Sirkesi Faydaları

Siyah Havuç Sirkesi İçeriği

Siyah havuç sirkesi, siyah havuçların içeriğindeki besin maddelerini korur ve fermente süreci ile bu besinlerin biyoyararlanımını artırır. İşte siyah havuç sirkesinin içeriğinde bulunan bazı önemli bileşenler:

  • Antosiyaninler: Siyah havuç sirkesinin koyu rengini veren ve güçlü antioksidan özelliklere sahip olan bileşiklerdir.
  • Vitaminler: A, C, K ve bazı B vitaminleri içerir.
  • Mineraller: Potasyum, kalsiyum, magnezyum gibi mineraller bakımından zengindir.
  • Lif: Fermentasyon süreciyle sindirilebilir lif miktarı artar.
  • Probiyotikler: Fermentasyon sonucu oluşan faydalı bakteriler, sindirim sağlığını destekler.

Siyah Havuç Sirkesinin Sağlığa Faydaları

  1. Kalp Sağlığı: Antosiyaninler, kalp sağlığını korur ve damar tıkanıklığını önlemeye yardımcı olabilir. Siyah havuç sirkesi, düzenli tüketildiğinde kalp-damar hastalıkları riskini azaltabilir.
  2. Anti-Inflamatuar Etkiler: İçerdiği antioksidanlar ve probiyotikler, vücuttaki iltihaplanmayı azaltabilir.
  3. Kan Şekeri Kontrolü: Siyah havuç sirkesi, kan şekeri seviyelerinin düzenlenmesine yardımcı olabilir. Bu, özellikle diyabet hastaları için faydalıdır.
  4. Detoksifikasyon: Karaciğeri destekler ve vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olur.
  5. Kemik Sağlığı: Kalsiyum ve magnezyum içeriği sayesinde kemik yoğunluğunu artırır ve kemik sağlığını korur.

Siyah Havuç Sirkesinin Kullanım Yöntemleri

  • Günlük Tüketim: Sabahları aç karına bir bardak suya bir tatlı kaşığı siyah havuç sirkesi ekleyerek tüketilebilir.
  • Salata ve Yemekler: Salatalara, sebze yemeklerine ve et marinasyonlarına eklenerek lezzet katılabilir.
  • Cilt Bakımı: Tonik olarak kullanılabilir. Bir pamuk yardımıyla cilde uygulanarak cilt sağlığı desteklenebilir.
  • Saç Bakımı: Saç derisine masaj yaparak uygulanabilir, bu sayede saç sağlığı desteklenir ve kepek oluşumu önlenebilir.

Siyah Havuç Sirkesi Üretim Süreci

  1. Malzemeler: Siyah havuç, su, şeker veya bal, doğal fermantasyon sürecini başlatmak için kullanılabilir.
  2. Fermentasyon Kabı: Cam veya seramik kaplar tercih edilir, plastik kaplar kullanılmaz.
  3. Hazırlık: Siyah havuçlar yıkanır, doğranır ve fermentasyon kabına yerleştirilir.
  4. Şeker ve Su Eklenmesi: Üzerine su ve şeker eklenir. Karışım, bir bez ile örtülerek hava alacak şekilde bırakılır.
  5. Fermentasyon Süresi: Oda sıcaklığında 3-4 hafta boyunca fermentasyona bırakılır. Ara sıra karıştırılarak havuçların tamamen fermente olması sağlanır.
  6. Süzme: Fermentasyon tamamlandıktan sonra süzülerek şişelenir ve serin bir yerde saklanır.

Önemli Noktalar

  • Kalite Kontrolü: Fermentasyon sırasında oluşabilecek küf ve zararlı bakterilere karşı dikkatli olunmalıdır.
  • Depolama: Şişelenen sirke, serin ve karanlık bir yerde muhafaza edilmelidir. Doğru koşullarda saklandığında uzun süre dayanabilir.

Siyah havuç sirkesi, hem lezzeti hem de sağlık faydalarıyla mutfakta ve sağlık rutinlerinde önemli bir yer edinebilir. Düzenli tüketimi, genel sağlık ve yaşam kalitesini artırmada etkili olabilir.

Antik Roma İçeceği POSCA tarifi

Posca Tarifi: Antik Roma'nın Lezzeti

Malzemeler:

  • 1 ölçü kırmızı veya beyaz şarap sirkesi
  • 4 ölçü su
  • Bal (isteğe bağlı, tatlılık için)
  • Taze nane veya kişniş gibi otlar (isteğe bağlı, aroma için)
  • Bir tutam tuz

Hazırlık:

  1. Sirkeli Su Hazırlama: Sirkeli suyu hazırlamak için, sirkeyi su ile 1:4 oranında karıştırın. Romalılar sirkeyi daha içilebilir hale getirmek ve daha uzun süre kullanmak için sulandırırlardı.
  2. Tatlandırma (İsteğe Bağlı): İsterseniz, karışıma bir çay kaşığı bal ekleyip tamamen çözülene kadar karıştırın. Bal, tatlı bir dokunuş katmak için kullanılırdı.
  3. Aroma Katma (İsteğe Bağlı): Biraz ekstra lezzet katmak için karışıma birkaç taze nane veya kişniş yaprağı ekleyin. Bu otlar, Roma mutfağında sıkça kullanılan aroma vericilerdi.
  4. Baharatlama: Karışıma bir tutam tuz ekleyip iyice karıştırın.

Kullanım: Posca, genellikle Roma askerleri tarafından ferahlatıcı bir içecek olarak tüketilirdi, ancak modern mutfakta salata sosu veya marine olarak da kullanılabilir.

Siyah Havuç Sirkesinin Faydaları

Siyah havuç, normal havuçların aksine mor renkli bir havuç çeşididir. Mor rengi, siyanin pigmentinden kaynaklanır ve normal havuçlardaki beta-karotenin yerine antosiyanin içerir. Antosiyaninler, güçlü antioksidanlar olarak bilinir ve sağlık açısından birçok faydası olduğu düşünülmektedir. Siyah havuç, normal havuçlarla aynı şekilde kullanılabilir. Taze olarak salatalarda, sandviçlerde, smoothielerde, yemeklerde ve atıştırmalıklarda kullanılabilir.

Ayrıca siyah havuç tozu, sirkesi ve suyu gibi farklı formlarda da satılır. Siyah havuç, normal havuçlardan biraz daha tatlıdır ve normal havuçlardaki beta-karoten yerine antosiyanin içerdiğinden daha yüksek antioksidan aktiviteye sahiptir. Siyah havuç, bağışıklık sistemini güçlendirmeye, kanser riskini azaltmaya, kan basıncını düşürmeye, kolesterolü kontrol altında tutmaya ve cilt sağlığını iyileştirmeye yardımcı olabileceği düşünülmektedir. Ancak, herhangi bir sağlık durumunda olduğu gibi, siyah havuç tüketmeden önce doktorunuza danışmanız önerilir.

Küresel İklim Değişikliği Nedir? Önlemleri Nasıl Alınır?

Küresel İklim Değişikliği Nedir?

Gezegenimizin atmosferi tıpkı bir sera gibi çalışır. Yeryüzüne ulaşan güneş ışınlarının neredeyse yarıya yakını yeryüzünden yansır. Atmosferimiz, sera gazı olarak da nitelendirilen karbondioksit, metan, su buharı, ozon, azot oksit vb. gazlar sayesinde yeryüzünden yansıyan güneş ışınlarının bir kısmını tekrar yeryüzüne gönderir. Bir battaniye işlevi gören sera gazları sayesinde yeryüzündeki ortalama sıcaklık, insanlar, hayvanlar ve bitkilerin hayatını sürdürmesine imkân verecek bir ısı düzeyini, 15°C’yi yakalar. Sera gazları olmasaydı, yeryüzünün ortalama sıcaklığı -18°C civarında olurdu. Sera gazlarının bu doğal etkisi “sera gazı etkisi” olarak adlandırılır.

Atmosferdeki sera gazlarının oranı, 1750’li yıllarda başlayan sanayi devrimi sonrasında artmaya başlamış, karbondioksit oranı %40’lık bir artış göstererek 280 ppm’den 394 ppm’e ulaşmıştır. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’ne (IPCC) göre karbondioksit oranındaki artış öncelikle fosil yakıt kullanımından kaynaklanıyor. Kayda değer ikinci etken, başta ormansızlaşma olmak üzere arazi kullanımındaki değişimdir.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli, insan faaliyetlerinin atmosferde yarattığı etkinin sonucunda küresel ortalama sıcaklıklarda artış yaşandığını ortaya koymuştur.

Küresel İklim Değişikliğine Yol Açan Etkenler

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli, küresel iklim değişikliğinin ana nedeninin sera gazı emisyonlarında insan faaliyetleri sonucunda gözlenen artış olduğunu ortaya koydu.

Başta kömür olmak üzere fosil yakıtların yakılması, atmosferdeki karbondioksit oranının artmasındaki ana sorumludur. IPCC’ye göre 2004 yılındaki insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının %56’sı fosil yakıt kullanımında ortaya çıkan karbondioksite aittir. Ormansızlaşma da %17’lik bir paya sahiptir .

Fosil yakıtlar arasında ana sorumlu olarak "kömür" karşımıza çıkar. Küresel ölçekte birincil enerji talebinin %27’si kömürden sağlanırken, enerji kaynaklı sera gazı emisyonlarının %43’ü kömür kaynaklıdır. Kömürü %36 ile petrol, %20 ile doğalgaz takip eder . Kömür, üretilen bir birim enerji başına doğalgazın 1,7 katı CO2’yi atmosfere salar.

İklim Değişikliğinin Etkileri

İklim değişikliğinin etkisi sıcaklıklardaki artıştan ibaret değil. Kuraklık, seller, şiddetli kasırgalar gibi aşırı hava olaylarının sıklığı ve etkisinde artış, okyanus ve deniz suyu seviyelerinde yükselme, okyanusların asit oranlarında artış, buzulların erimesi gibi etkenler sonucunda bitkiler, hayvanlar ve ekosistemlerin yanı sıra insan toplulukları da ciddi risk altındadır.

Bilim dünyası, iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini en aza indirmek için ortalama sıcaklıklardaki artışın azami 2°C ile sınırlanması gerektiğini belirtiyor. Bu hedefin tutturulması için atmosferdeki CO2 oranının 450 ppm seviyesini aşmaması gerekiyor.

Mevcut politikalar ve uygulamalar ile bu orandaki artışın devam edeceği öngörülüyor. Dünya Bankası karbondioksit emisyonlarının şu andaki artış hızıyla 2060 yılında ortalama sıcaklıklardaki artışın 4°C’yi bulacağı uyarısını yaparken, bu artışın etkilerinin özellikle yoksul kesimlerce hissedileceğini belirtiyor.

1. Enerji Verimliliği
Enerji talebini karşılamanın tek yolu arzı artırmak değil. Gerek ekonomik gerekse ekolojik açılardan alınacak ilk önlem talebi yönetmek. Karbon emisyonlarını azaltmanın en çabuk ve masrafsız yolu enerji verimliliğine yönelik önlemleri almaktan geçiyor.

WWF tarafından yayımlanan “Enerji Raporu”na göre 2050 yılında küresel enerji talebinin, küresel üretim projeksiyonlarında herhangi bir azalma olmaksızın 2005 yılına göre %15 düşürülmesi olasıdır.

2. Yenilenebilir Enerji
WWF’in “Enerji Raporu”na göre, mevcut teknolojiler ile 2050 yılında küresel enerji talebinin neredeyse tümünün yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanması mümkün. Tek bir yenilenebilir kaynağın tüm talebi karşılaması ise olası değildir. Farklı kaynakların eş zamanlı gelişimi kilit öneme sahiptir. 

3. Ormansızlaşmanın önlenmesi
İnsan kaynaklı sera gazı emisyonlarının %17’si başta ormansızlaşma olmak üzere arazi kullanımındaki değişimden kaynaklanıyor. Ormanların kaybını ve azalmasını durdurmak ve tersine hareket ettirmek, bütün olumlu iklim enerji senaryolarının başlıca unsurlarından birisi. Toprak kullanımı emisyonlarını durdurmaya yönelik etkili eylemlerin harekete geçmediği durumda, iklim çözümlerinin %90’ı aşan başarı olasılığı %35 seviyesine düşebilir.

Kaynak WWF Türkiye

Nar Ekşisi

Nar ekşisi, Türk mutfağında sıkça kullanılan bir lezzetlendirme malzemesidir. Nar ekşisi, nar meyvesinin suyunun fermantasyon ve yoğunlaştırma işlemleriyle elde edilen bir tür ekşidir. Genellikle yemeklere veya salatalara tat vermek amacıyla kullanılır.

Nar ekşisinin yoğun bir ekşiliği ve karakteristik bir nar aroması vardır. Yemeklere eklediğinde tatlılıkla birleşerek dengeli bir lezzet sağlar. Özellikle Akdeniz mutfağında sıkça kullanılan bir sos çeşididir. Salataların yanı sıra et, tavuk, sebze yemekleri ve mezelerde de tat ve aroma arttırıcı olarak yoğun bir şekilde kullanılır.

Nar ekşisinin sağlık açısından da bazı faydaları bulunmaktadır. Nar meyvesi antioksidanlar açısından zengindir ve nar ekşisi de bu özelliği taşır. Antioksidanlar, vücutta serbest radikallerin neden olduğu hücre hasarını azaltmaya yardımcı olabilir. Ayrıca, nar ekşisi sindirimi destekleyebilir ve bağışıklık sistemini güçlendirebilir.

Nar ekşisi genellikle marketlerde veya Türk mutfağına özgü ürünler satan dükkanlarda bulunabilir. Evde yapmak isterseniz, taze nar meyvelerini sıkarak elde edebilir ve ardından suyunu fermantasyon ve yoğunlaştırma yöntemleriyle ekşileştirebilirsiniz. Ancak, hazır olarak satın almak daha pratik bir seçenek olabilir.

Kırıkhan Usulü Nar Ekşisi Yapımı:

Nar Ekşisi Nasıl Yapılır?

Kırıkhan ilçesinin en ünlü ürünü olan Nar Ekşisi, geleneksel yollarla üretilen çok kaliteli bir sos olarak dünyada isim yapmış bir ürün olarak boy göstermektedir. Tamamen organik ve doğal yollarla üretilen Nar ağaçlarından üretilmektedir. Hatay Kırıkhan ilçesi, Ceylanlı Köyünde yapılan Nar ekşisi aroması ve tadı ile dillere destandır.

Hatay Kırıkhan ilçesinde elde edilen doğal ve organik nar ağaçlarından toplanılan nar, kooperatif ortaklarımız tarafından yıkanarak, ortadan ikiye ayrılır. Daha sonra bir grup kadın tarafından ellerinde küçük sopalar ile nar şakadına (Narı ortadan ikiye böldükten sonra, her bir parçasına) küçük vuruşlar ile nar taneleri büyük alüminyum teştlerde (kaplar) toplanır. Sonra Nar Suyu sıkma makinesinde iki kere sıkıldıktan sonra posası tekrar bahçelere doğal gübre olarak serilir. Suyu kaynatılma üzere büyük alüminyum teştlere alınır. Nar suyu yaklaşık olarak 5 ile7 saat arası hiç durmadan kaynatılır. Kaynamaya başladıktan sonra sürekli karıştırılarak altına tutması önlenir. Üzerine çıkan köpükler devamlı surette alınmak zorundadır. Sürekli suyu savrularak fermente işlemi yapılır. Sonra soğutma işlemine alınır. En son olarak saklama kaplarına ve satılacak kaplara doldurularak yemeye hazır hale getirilir.

Sadece, kendi web sitemiz üzerinden, instagram hesabımızdan, pttavm.com, bir kaç kooperatif sanal marketleri üzerinden satışlarımız vardır. instagram.com/horantakoop

Sabun

Sabun, bizim geleneksel ürünlerimiz içerisindedir. Sabun üretimimiz hala geleneksel yöntemlerle yapılmaktadır. Sabunlarımızda halis defne ve zeytinyağı kullanılmaktadır. Defne yağı üretimi çok zor ve geleneksel yöntemlerle olduğu için artık çok az miktarda üretim yapılmaktadır. Piyasada halihazırda satılmakta olan sabunların bir çoğunda dendiği gibi defne yağı yerine defne yapraklarının suyu kullanılmaktadır.

Kooperatifimiz önümüzdeki aylarda kendi kullanacağımiz defne yağını üretmeyi planlamaktadır.

Genel